‘Kayıt dışı siyaset’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son kongre konuşması, siyasi bir manifesto gibiydi. “Milli iradenin üstünlüğü” diyordu. “Toksik demokrasi” diyordu. “Kayıt dışı siyaset” diyordu. “Zihinleri temizlemek”ten ve “muhalefeti dönüştürme görevimizden” bahsediyordu.

Bu kavramlarla tarif ettiği politikaya uymak zorunluğunu da “bu yeni Türkiye'ye alışmak, politikalarınızı buna göre belirlemek zorundasınız" diyerek anlatıyordu.

Bunlar anayasa hukukunda ve akademik siyaset biliminde tanımları olmayan kavramlar. Ne anlama geliyorlar acaba?

Cumhurbaşkanı’nın “parti kimliği taşımayan, siyasi meşruiyete sahip olmayan bu kirli muhalefet” ne demekti? Terörü kastediyorsa, terör örgütlerinin ve terör metotlarının ne siyasi, ne hukuki ne de ahlaki hiçbir meşruiyeti yoktur. "Siyaset yapmak istiyorsanız, işte er meydanı" diyerek sözlerine devam etmesi, acaba parti şeklinde olmayan kuruluşların beyanlarının “siyasi meşruiyet”e sahip olmadığı anlamına mı geliyordu?

Bunların cevabını zaman içinde öğreneceğiz.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Anayasa hukuku ve siyaset biliminde geçerli kavramlara ve tanımlara bakmakta yarar var. Evvela “milli iradenin üstünlüğü” sözü…

Şu iki uçtaki tavır da demokrasiyle bağdaşmaz tarihi tecrübeler de çok yanlış olduğunu göstermiştir:

. Seçimlerde ortaya çıkan ve ülkeyi yönetmenin tek meşruiyet kaynağı olan “milli irade”yi reddeden komünist ve faşist diktatörlükler…

. Öbür uçta, milli iradeyi yanılmaz, kutsal, denetlenmez, hukukun üstünde sayan Jakoben yani Rousseau kaynaklı anlayışlar.

Çağımızda modern demokrasilerde hiçbir yetki “mutlak” değildir, “sınırsız” değildir, “denetlenemez” değildir, olamaz. Milli irade de hukuka uymak zorundadır.

AYM üyesi Prof. Yusuf Şevki Hakyemez, “Egemenlik Kavramı” adlı akademik kitabında, “hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” kuralının, bir “aidiyet” ifadesi yani sadece millete ait olmasını yansıtan bir formül olduğunu yazar. Yasama, yürütme ve yargı yetkilerinden oluşan hakimiyetin kullanılmasında ise, “kuvvetler ayrılığı”nın vazgeçilmezliğini vurgular.

Bireyin özgürlüğünü yönetenlere karşı koruma noktasında en önemli güvencenin hukuk devleti ilkesi” olduğunu anlatarak bunu ihlal edenleri “yaptırıma tabi tutacak olan âdil bir yargı düzeninin varlığının” önemini belirtir. (s. 105-106)

Bu bakımdan, hukuk devleti ilkesini yüksek bir değer olarak benimsiyorsak, doğru kavram “hukukun üstünlüğü”dür.

FİKİR VE İFADE HÜRRİYETİ

İktidarı eleştirmek ve mukabil siyasi fikirler ileri sürmek için elbette parti olmak şart değildir.

Fikir ve ifade hürriyeti insanlık hakkıdır.

Hatta iktidara gelmek veya iktidarı sürdürmek gibi toplu bir çıkara bağlı olmayan bireylerin, derneklerin, kuruluşların, sivil toplumun eleştirileri daha bir anlamlıdır.

Nitekim ülkemizde “faiz sebeptir” politikasının enflasyonu patlatacağını, büyümeyi sağlıksız bir şişme haline getireceğini muhalefet partileri söylediği zaman “parti kavgası” diye görülebilir, iktidar da bu gözle bakabilirdi.

Ama bu gerçeği yıllardan beri bağımsız iktisatçılar, eli taşın altında iş dünyasından kuruluşlar ve kişiler söylediler. TÜSİAD bunlardan biriydi. 2015’teki açıklamalarıyla merhum Kemal Derviş bu iktisatçılardan biriydi.

Dikkate alınsaydı, bugün bu sıkıntılar olmazdı.

Toksik demokrasi”, demokrasideki sorunları ifade ediyorsa bunda her halde 22 yıllık iktidarın sorumluluğu olmalı; çaresi de şeffaflık, kuvvetler ayrılığı, yargı ba3ımsızğlı, fikir ve ifade hürriyetidir.

ELEŞTİRİNİN DEĞERİ

Meselenin temelinde felsefi bir sorun var: Eleştirinin değeri veya eleştiriyi bastırma anlayışı…

Cumhurbaşkanı konuşmasında, geçen 22 yılda icraatına dair rakamlar verdi, doğru tabii… Ama benzer ülkelerle mukayese etmediği gibi kendi dönemleriyle de mukayese etmedi.

İktidarın 22 yıldaki başarı dönemleri “rasyonel zemin”de kaldığı ve AB reformlarını geliştirdiği kabaca ilk on yıldır. Sıkıntılara girdiğimiz dönemse özellikle CB sistemi dönemidir.

2023 yılında kişi başı 25.000 dolara çıkmayı 2011 yılında taahhüt etmiş olan iktidar, şimdi, 2025 yılında bastırılmış kur üzerinden 15.000 dolarla övünüyorsa, ciddi yanlışlar yapıldığı bellidir.

Eleştirilere düşman muamelesi yapmak yerine kulak verilseydi, bu yanlışlar önlenebilirdi.

Son sözü merhum hocam Ali Fuat Başgil’e bırakıyorum:

Tenkitten (eleştiri) korkmayınız. Yeryüzünde zararlı fikir, tenkit süzgecinden geçmeyendir.” (İlmin Işığında Günün Meseleleri, s. 178)

YORUMLAR (133)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
133 Yorum
  • Namık Kemal Bayraktar / 14 Mart 2025 12:53

    Anayasa’mızdaki açık hükümlere rağmen,öz olarak “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM )ve Anayasa Mahkemesi (AYM)kararları bağlayıcı değil yol göstericidir” diyebilen bir hukukçuyu Başdanışman olarak hala yanında tutan,AYM’nin C.Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararlarının TBMM’de okunmasını ve infazını engelleyip AYM üyeleri hakkında suç duyurusu yapan yetkisiz bir daire başkanını Yarg.C.Başsavcılığına seçtiren sayın CB’nın Avrupa Birliğine katılma beyanı ne derece samimİ olabilir?

    Yanıtla (0) (0)
  • A G / 26 Şubat 2025 11:45

    Siyasi partinler demokrasinin gerçek anlamda uygulayıcıları olmalıdır. Ülkemizdeki kayıtlı siyaset maalesef beş bin nüfuzlu bir ilçede dahi iki adaylı bir ilçe başkanlığı seçimin yapabilecek sosyal ve siyasal olgunluktan çok uzaktadır.

    Yanıtla (1) (0)
  • Hasan GÜL / 26 Şubat 2025 00:05

    Cumhurbaşkanını seçen irade milli irade, muhalefet partilerinin belediye başkanlarını seçen irade ise batıl irade öyle mi? O nedenle alıntılanan söylemlerin pratikte hiçbir karşılığı yoktur. Dolayısıyla siyasi söylemeden öte bir değer ifade etmez

    Yanıtla (2) (0)
  • Kaya / 25 Şubat 2025 23:27

    Kişi başı gelir on beş bin dolar olmuşsa, ben nasıl olur da bir yılda ki payıma düşen milli gelir beş bin dolar oluyor.
    Hakkaniyetli bölüşüm, yani milli gelir dağılımı hakkaniyet içinde değil. Orta direk çöktü.

    Yanıtla (1) (0)
  • Kim sorumlu / 25 Şubat 2025 22:27

    Sizin tecrübeniz, yaşınız ile boşlukları doldurun lütfen. 1-2-3 yılda bir sorumluluk almadan pastadan pay alma hayalleri ile uygulanan parlementer sist.ile milletimize istikrarsizliklar, ah! Tek başımıza iktidar olmadığımız bahaneleri vs.vs. anlatıldı.
    C..bask. sist.bu ülke için en uygunu. Ayrıca eksik yanlarını revize etmek (Denetleme,Adalet,Hukuk başta olmak üzere) daha kolay. Halkın iradesi ile onaylandı.Halka rağmen gücü olmadığı halde red etmek Akıl tutulması.

    Yanıtla (0) (4)
  • Hüseyin Şenel / 25 Şubat 2025 14:01

    580 üyenin temsil ettiği ~4500 şirket var.İhracatı,vs. ezcümle ekonomik etki alanı geniş.

    Tüsiad’dın düşüncesini belirtmesi,kurallar içinde doğal,Ülkeye faydalı.Hakkı!

    Yetmez,az sayıda da olsa üyeleri,Ülkemiz seçimlerinde tercihini yapma,belirtme hakkına,en az ben kadar sahip..

    Sıkıntım:Bu seviyede,söz söylediğiniz zaman,arkasında duracak düşüncelerinizin doğru olduğu ispatlayacaksınız.“Höt” deyince hakkınızdan vaz geçip susmak?

    Açığın,eyvallahın mı var da ?

    Galiba var.Evleri camdan..

    Yanıtla (0) (0)
  • Sever / 25 Şubat 2025 21:38

    Tamam;İstihdam oluşturup iş veriyorsunuz, ihracat yapıyorsunuz; kazanıyor, ülkeye de kazandırıyorsunuz. Ama ağalık sizde kalsın! Bırakın da; davul da, tokmak da hükümette olsun. Siz de rahat edin, ülke olarak biz de. Yok, siyasete çok meraklıysanız parti kurun.
    Hem; medya, IMF, TÜSİAD, YÖK, TTB, Generaller, Sendikalar gibi benzer kişi ya da kuruluşların ülke yönetimine müdahale etme dönemleri daha kapanmadı mı?

    Yanıtla (0) (12)
  • işsiz / 25 Şubat 2025 21:18

    Türkiye son çeyrek asırda tenkitten bu kadar korkmamisti.
    Korku ile yasayanlar, mutlaka bir seyler gizliyorlardir.
    Tartisma kultürünü ortadan kaldirdilar, bağimsiz bir gazeteci ile reportaj dahi yapamiyorlar.
    Yolun sonu görünüyor,almanyadaki seçimeri iyi analiz ederlerse..

    Yanıtla (6) (0)
  • Erhan Bayrak / 25 Şubat 2025 14:23

    Sn Akyol, bıkmadan hukukun üstünlüğü diyor. Anayasa madd. 26 da fikir hürriyeti/yayma var ama Sn Erdoğan, -Toksik Demokrasi, zihinleri temizlemek, muhalefeti dönüştürmek- diyerek tramvaydan indiklerini, dava`ya ulaştıklarını muştuluyor. "bu yeni Türkiye`ye alışmak zorundasınız" demek güc gösterisi ifadesidir ama israrla gitmelerini isteyeceğiz. Çünkü herşey kendi zıttını içinde barındırır. Giderler. Bu pazar vitrin düzenlendi ama güçlü değiller. Gidene kadar yeni Türkiye hayali kurmak serbest!

    Yanıtla (6) (1)
  • seçkin sahip / 25 Şubat 2025 20:47

    millet sus pus olmuş görmüyormusun. Bu milleten bir şey olmaz kardeşim. Git işine bak, neme lazım.

    Yanıtla (2) (1)
  • Bozkurt / 25 Şubat 2025 18:26

    CHP eski genel başkanı ve genel başkan yardımcısının gündeme getirdiği "Şaibeli Kurultay" sorunu CHP'nin başına iş açacak gibi..Solcular ve CHP; Mansur Yavaş"in kapısını çalıp aman dileyecek gibiler..

    Yanıtla (4) (15)
  • Birs / 25 Şubat 2025 20:34

    Hayal ile yaşar hale geldiler.

    Yanıtla (2) (1)
  • Er Tuğrul / 25 Şubat 2025 18:29

    İmamoglunun mezuniyeti uslsuzmuş. Ben bir kamu muhakkiki olarak şu kamu işi usule uygun desinler, 20 tane kusur bulurum. Beyler bayanlar kamude usul yoktur, usule uydurma vardır. Akp dönemi bunu bile sulandirmistir.

    Yanıtla (10) (0)
  • Dogru Söyler / 25 Şubat 2025 18:18

    Siyaseti kirletenler aynaya baksin, toksiti görürler

    Yanıtla (8) (1)
  • Ty / 25 Şubat 2025 14:53

    Taha abi bu ilk 10 yil esed kardeşe kadar uzanır. İçinde neler neler oldu. Verin ulan benim 3 bin dolar milli gelirimi, istemem 15 bin dolari.

    Yanıtla (7) (0)
  • Emekli / 25 Şubat 2025 17:36

    Biz emekliler o 15 bin doları hiç görmedik, eski Türkiye'nin 3 bin doları bize yetiyordu

    Yanıtla (11) (0)
  • Kararlı / 25 Şubat 2025 03:23

    Devlet çok büyük, denetimsiz ve kuralsız. Bu gücü eline geçiren de milleti tepe tepe dövüyor. Muhalefet hiç bu konulara girmiyor. Varsa yok enflasyon ekonomi yolsuzluklar. Ama bunların sebebine hiç gelmiyorlar. Devlet neden bu kadar büyük demiyorlar. Bu gücü bana verin diyorlar. İş yapmadan maaş alan yüzbinlerce memur ve bankamatik var. Devleti acil olarak küçültmeliyiz. Yoksa bütçeyi asla denkleyemeceğiz.

    Yanıtla (9) (0)
  • KARAR OKURU / 25 Şubat 2025 15:36

    Özel sektörde çalışanların haklarınıda gözetmeli. Sendikasızlaştırma politikalarına son verilmelidir. İnsanlar kendilerini güvende hissetmek için kamu sektörüne yöneliyorlar çünkü.

    Yanıtla (5) (1)
  • Yol / 25 Şubat 2025 17:14

    AKP devletin çok büyük olduğunu küçülteceklerini söyleyerek geldi iktidara. Ne oldu geldikleri zamana göre iki kat memur var. Dolayısıyla muhalefetin söylemesini beklemeyin, iktidara gelirse denetleyin

    Yanıtla (3) (0)
  • okur / 25 Şubat 2025 17:06

    türkiye az biraz hukuk devleti olsaydı yolsuz siyasetçiler siyasette tutunamazdı. daha ilk yozluklarında önce kodesi sonra siyaset çöplüğünü boylarlardı. halk, o siyasetçiler daha zarar vermeden o zararlardan kurtulurdu. ne yazık ki türkiye onlar için cennettir. çünkü hukuk devleti değil. kendi kendisini zaten hukuk devleti olmamak üzere kurgulamıştır. acı gerçek bu.

    Yanıtla (6) (0)
  • Ali Rıza / 25 Şubat 2025 17:01

    İkinci Dünya savaşında ülkeyi savaştan ve ekonomik çöküntüden halkı korumak için, ekmeği karneye bağlayıp halkın ekmeksiz kalmasını önledi, İsmet paşa. Bunu her seçim meydanlarında CHP zihniyeti deyip aşağılayanlar, şimdi belediye ekmek satış büfesi önündeki, Süt ve Et Kurumu kapısındaki uzun kuyrukları görmüyorlar mı? Bu soğukta üç ekmek, bir kilogram kıyma için saatlerce bekleyenlere bir diyecekleri var mı?. Gerçi kuyruktakilere sorun CHP yi suçlarlar, oy veren kendilerinde zerre suç yok.

    Yanıtla (15) (0)
  • Serasker / 25 Şubat 2025 16:10

    Hala hukuk, demokrasi, adalet, refah gibi konularda kavramsal analizler yapıyorsunuz. Kavramsal önermeleri, onları takanlar dinler. İktidarperestler "he he, anlat heyecanlı oluyor hocam" diyor böyle kitabi bilgilere.

    Yanıtla (2) (0)
  • Beysefa ÜNLÜ / 25 Şubat 2025 16:08

    Sayın AKYOL,Akp'nin kongresinde partinin genel başkanının konuşmasını dikkatlice dinledim.Genel başkanın şahsına özgü yapısından dolayı uzun süre iktidarda kalması ayaklarını tamamen yerden kesmiş.Kendini ülkenin tek sahibi,ülkeyide tapulu malı olarak görüyor.Benim konuşmasından anladığım budur.

    Yanıtla (11) (1)
  • KARAR OKURU / 25 Şubat 2025 14:28

    Halkin illallah ettigi bir partiye karsi konumlanip secime girdiler, bir umut denilerek o halk onlara oy verdi ve o utanmaz umut oyu bezirgani secilmisler secenlerine ihanet edip illallah edilen partiye gectiler. Bir torba dolusu laf ettin oncesinde, on kere profesor olsan ne yazar etik degerlerin, prensiplerin, aldigin oya bir saygin olmadikca.

    Yanıtla (8) (0)
  • SİNAN / 25 Şubat 2025 14:27

    Bu da gelir bu da geçer ağlama,

    Bir gülün etrafı dikendir, hardır,

    Bülbül gül elinden ahü ile zardır,

    Ne de olsa kışın sonu bahardır,

    Bu da gelir bu da geçer ağlama.

    Erdoğan, ülkeye, gençlere,partililere, vatandaşlara ve en çok da kendi ailesine kötü miras bırakıyor ve bırakmakta kararlı gözüküyor. Varsın istediğini yapsın, sistemi değiştirirken, yeni sistemin en büyük mağduru olacağını söylemiştim.

    Yanıtla (11) (0)
  • Sever / 25 Şubat 2025 14:25

    Kayıt dışı siyaset yapma dönemi artık kapanmıştır. Yeni Türkiye’de kayıt dışı ekonomiye de, kayıt dışı siyasete de yer yoktur. Bunu AK Parti de yapsa…

    Yanıtla (0) (11)
  • Tsli / 25 Şubat 2025 14:06

    Erdoğan Türkiye'yi on kat büyüttük diyor. Doğru benzin mazot enfladyon yolsuzluk vb on kat

    Yanıtla (6) (0)
  • Musa / 25 Şubat 2025 14:05

    Akılla olan bağ kopunca, rasyonel zemin ayağın altından kayıyorsa bu demektir ki ideoloji ve dogmalarla hareket ediyorsunuz. (Nas var Nass, sana bana noluyor, faiz sebep enflasyon sonuç..) Bu da demokrasi anlayışında da rasyonel zemini kaybetmeye ve eleştiren, doğruyu gösteren herkesi histerikli -hasta bir düşman/hasım olarak görmeye yol açıyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Zekeriya / 25 Şubat 2025 14:02

    Bu ülkede yasayan herkes, AKP'liler dahil, ülkenin her alanda geriye gittigini, ekonomi ve hukukun iflas ettigini, ülkenin kacak ve siginmacilar tarafindan isgal edildigini görüyor. Sorun su: Ülkeyi bu duruma getirenler iktidardan düstügünde, yeni gelen iktidar onlari yargilar mi? 1918'de Ittihatcilar bu nedenle kacti ve giyablarinda yargilanip, idam cezasi aldilar. Tabii ki 1918'de degiliz ve idam cezasi da kaldirildi ama AKP'nin iktidara bu kadar yapismasinin nedenlerinden biri de bu korku.

    Yanıtla (6) (0)
  • Ayak Takımı / 25 Şubat 2025 13:52

    Akepenin ve ona yamanmış ötekinin tek stratejisi var o da olabildiğince iktidarda kalmak. Bir sadet zinciri kurmuşlar, dağılmamasına uğraşıyorlar. Siyasi retorik seçmeni ve rakibi manipüle etmeye yönelik zırvadan ibaret, hiç birini ciddiye almanın ve içinde bir anlam aramanın gereği yok.

    Yanıtla (2) (0)
  • The end / 25 Şubat 2025 13:48

    M. Şimşek enflasyon hızla iyileşiyor diyor. Doğru akp gidince hızla enflasyon düşecek.

    Yanıtla (1) (0)
  • İLHAN CENGİZ / 25 Şubat 2025 12:56

    Taha Ağabey; bu ülkede yaşayan insanların yaşama şartları, gelecekleri, iktidarın verdiği kararlarla şekilleniyor. Dolayısıyla her vatandaşın; siyasi iktidarı ve temsilcilerini yasal sınırlar içinde eleştirme hakkı vardır ve bu Anayasa ile teminat altına alınmıştır!. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu "garip" sistemi ve Erdoğan'ı eleştirmek için bir siyasi partiye üye mi olmamız lazım! Akıllara ziyan!

    Yanıtla (8) (0)
  • Abdullah Özbek / 25 Şubat 2025 12:51

    Sayın AKYOL,
    Esas olanın "hukukun üstünlüğü" olduğunu söylüyorsunuz. Bir açıdan doğru.
    Ama bu noktada bir sorum olacak:
    Ya bir toplumda, çeşitli sebeplerden dolayı, o hukuk anlayışı bozulmuşsa? O zaman neyin üstünlüğünden bahsedeceğiz?
    İnsanlık tarihini incelediğimizde, bu bozulmanın nasıl olduğunu yakından görmüş oluruz.
    Öyle sanıyoruz ki mesele, yaratılıştaki yazılımını (fıtratını) bozmadan, insanın eğitilmesi meselesi... Yoksa, bir takım kavramlara takılıp kalırız.
    Selam ve saygılar

    Yanıtla (0) (0)
  • Dumrul / 25 Şubat 2025 00:15

    Akp ortada.her konuda.akp ye alternatif ülke yönetimine aday CHP nin ekonomi eğitim demokrasi ulaşım enerji çözüm süreci Suriye bölge ve dünyada olup bitenlere ilgili politikasi ne.cozum önerileri ne.akp den farklı yanları ne .ve iki başkan adayının .bırakın politikayı çözüm önerilerini ağızlarından tek kelime çıkmıyor.medyasindan da..bu saçmalığı sorgulayan soran da yok .pazardaki Ayşe teyze gibi şunu yaptı hayat pahalı .o kadar..Suriye Ukrayna Avrupa çözüm süreci ile ilgili tek cümleleri yok

    Yanıtla (5) (56)
  • TEMEL1. / 25 Şubat 2025 02:25

    Saydığın hususların müsebbihi Akp'nin bir gün sonrası için bile proğramı yok. Rüzgara göre eğilip bükülüyor. Bu sebeple Chp ne yapacak doğru bir soru. Yazarların bunu gölge bakanlarla görüşüp halkı bilgilendirmesi gerekiyor, ama ne mümkün, heybeden her gün bir turp atılıyor Türkiye gündemine.

    Yanıtla (32) (1)
  • Doğan Alioğlu / 25 Şubat 2025 13:04

    'TEMEL1' rumuzlu vatandaşa : ''Saydığın hususların müsebbihi" demişsiniz. Saydığın hususların tesbihçisi anlamına geliyor. Doğrusu : Saydığın hususların müsebbibi olacaktır. Yani 'sebeb olan kişi' demek oluyor.

    Yanıtla (2) (0)
  • Turgay / 25 Şubat 2025 13:42

    Sorunları tesbih tanesi gibi dizdiler de demiş olabilir.

    Yanıtla (1) (0)
  • TEMEL1. / 25 Şubat 2025 14:37

    Teşekkürler.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru / 25 Şubat 2025 10:08

    “zararın neresinden dönülürse kardır” diye bir ata sözümüz vardır. Hastalıkta ilk adım tedaviden de önce hastalığın sebepleri ve arttıran şeylerden uzak durmaktır tedavi ancak öyle iş görür. Ülkenin hali her alanda ortada; deprem gibi bir felakette de neler yaşadığımız ortada. Böyle bir durumda çadır satanların hakim olduğu bir anlayıştan ne beklenir? Yani kurtuluşu örgütleyen, devleti kuranların 100 yıllık partisi CHP ülke sorunlarını çözemez öyle mi? Eleştirelim de ölçüyü kaöırmayalım!

    Yanıtla (16) (4)
  • tükenmez / 25 Şubat 2025 12:07

    Belliki bir defa olsun bakmamışsınız ne CHP nin sitesine ne de google a aramamışsınız. adalet raporu da, ekonomi raporu da, eğitim raporları da var, Yalnızca eğitimden hareket edersek AKP iktidara geldiğinden beri belki on tane 'devrim gibi' değişiklik diyerek rapor ve politik değişiklikler yaptı, tüm olanaklar da ellerindeydi ... sonuç ülkede eğitim nasıl bu kadar berbat hale geldi.

    Yanıtla (8) (0)
  • karar okuru-1 / 25 Şubat 2025 12:00

    pahalılık, geçim sıkıntısı, işsizlik, yokluk, dışlanma, adamın yoksa devlette görev alamama, torpul ve iltimas, hukuksuzluk almış başını gitmiş. ülke insanının en az yarısı kendini değersiz hissediyor.
    bir şey icat edildi! "halkı kin ve düşmanlığa sevketmek!" bir düşünce hoşunuza gitmiyorsa ki bunu çok sık yaşıyoruz hemen karga tulumba içerdesiniz.

    Yanıtla (4) (0)
  • Ahmet A / 25 Şubat 2025 11:45

    Kimsenin hayır diyemeyecegi harika tespitler.
    Hukuk odaklı yaklaşım çok yerinde olmuş,en son hukuğu rezil emellerine alet eden ABD güdümlü hain örgütün elemanları nerede ?
    Çoğunlugu cezaevinde hayallerle yaşıyor azınlığı gavurun kucağında paranın gücüyle dünya hayatını rahat devam ettiriyor.
    Ders almak lazım,doğruluktan ayrılmamak lazım.

    Yanıtla (5) (1)
  • Karar okuru / 25 Şubat 2025 11:35

    Sayın yazar, değerli yorumcular geçek çekişme gelişme, bilim, akıl ve çaba, birey olma anlayışı ile üretemeyen, geliştiremeyen ama hep talep eden, yağmaya göz yuman kimliğini ait olduğu kalabalık içinde mürit, ümmet, ırkdaş, sözde millet gibi hissederek yaşayan zihniyet arasında. Son zamanlarda sebepsiz ya da sudan sebepler ile katledilen insanlar ile onları katledenlerin profillerine bakın ne kastedildiğini anlarsınız.

    Yanıtla (7) (1)
  • HAYRETI MUCIP / 25 Şubat 2025 11:32

    ' parti kimliği taşımayan , siyasi meşrutiyete sahip olmayan kirli muhalefet' sözünden dökülen kine, nefrete bakar mısınız !
    Hani yine kendi ifadesiyle kimse lâyusel değildi !
    Ne söylense boş !

    Yanıtla (9) (0)
  • Ty / 25 Şubat 2025 10:11

    Taha abi Allah aşkına birak şu 10 yil masalını artik!

    Yanıtla (19) (2)
  • Karar okuru / 25 Şubat 2025 11:22

    Gerçekten sadece bıktırmıyor, yazarın değerlendirme yetisine güveni de zedeliyor. Ne yazıkki sosyal bilimler ile uğraşanlar toplam sonucu negatif olan bir denklem içindeki münferit pozitifleri öne çıkarmanın negatif denklemi de göreceli olarak meşrulaştırdığını göremiyor ki bu pozitiflerde genelde göstermelik ve tuzak oluyor. 2010 referandumu buna güzel bir örnek. İktidar tam gücü ele geçirdiğinde ise kendi içindeki makul kişilerden de kurtuldu! Kurtulamadık şu taşra kültüründen.

    Yanıtla (12) (1)
  • YAVUZ KARAHAN / 25 Şubat 2025 11:20

    Olması gereken mevcut yönetimi eleştirmek değil, çekirdek TÜSİAD kadrosunun yeni bir parti kurup elini taşın altına koymasıydı. Tam on yıl önce yazdığım "BENCİLLİĞİ BENİMSEDİK" adlı kitabımda, muhalefetin yetersiz olduğunu, aksi takdirde en büyük zararı TÜSİAD üyelerinin çekeceğini yazmıştım. Müstahak oldu diyorum.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru / 25 Şubat 2025 11:09

    Bir anayasa profesörünün içine düştüğü acınası durum Ortadoğu kültürünün iflah olmaz zaafının da en açık göstergesidir. Bu tip toplumda aydın olmaz olsa olsa kendini aydın sanan, öyleymiş gibi davranan sözde entellektüel vardır. Rahmetli Cem Karaca’nın “yarım porsiyon aydınlık” şarkısı bunu iyi anlatır.

    Yanıtla (6) (0)
  • Ali İncirci / 25 Şubat 2025 10:58

    Adam çözdü işi: muhalefetin tepesine bin ya da bir "paye" ver. Abdulhamit taktiği... İsyancı Kürtler mi var, "paye" ver Hamidiye alayları olsun!. Öcalana da benzer "paye" ver "Şahsım Alayları" olsun. En sert eleştiriyi yapanları al getir partine, "paye" ver. Kimini Büyükelçi yap, kimini bilmem ne!. "Bize geleni de kimseye yedirmeyiz" de: örnek: Egemen Bağış vd!. Yakında TUSIAD'ın bazı üyelerine de "paye" verilirse şaşmayacağız!. CHP içinde de "paye" ciler var. Millet kimsenin umurunda değil!

    Yanıtla (6) (0)
  • o aslan / 25 Şubat 2025 10:37

    Demokrasilerde hiç kimse hiçbir yönetim yönetici eleştirilmez denetlenmez değildir.
    Denetlenmeyen sorgulanmayan eleştirilmeyen hükümetler Tiranlaşir, yani kendine buyruk halktan kopuk sorumsuzluk içine düşer

    Yanıtla (6) (0)
  • Mustafa Sönmez / 25 Şubat 2025 10:11

    Otokrasinin manifestosu dillendirilirken Serap Yazıcı Özbudun nereye geldiğini düşünmüş müdür acaba? Yazılarınızda epeyce alıntı yaptığınız S.Y. Özbudun için makale bekliyorum Sayın Akyol!

    Yanıtla (10) (0)
  • temuçin. / 25 Şubat 2025 10:07

    Alman medeniyetini Hitler zamanında olanlardan kitaplardan okuyan bizler Avrupa medeniyetinin ne olduğunun Gazze de gördük. Her parti işine yarayacak milletvekilini gelecek seçimde seçilecek yerde aday göstermek garantisiyle transfer eder.

    Yanıtla (2) (1)
  • Okur Burda / 25 Şubat 2025 10:02

    Sn Yazar. Siz de pekala biliyorsunuz ki; AKP'yi seçerseniz milli irade, muhalefefeti seçerseniz zilli irade.
    Sorunun ana adı çarpık zihniyettir.
    Çaresi de AKP zihniyetinden kurtulmaktır.

    Yanıtla (13) (0)
  • Karar okuru / 25 Şubat 2025 09:55

    Sayın yazar “ilk on yıl” diye bu yolu açanlara ne demeli???

    Yanıtla (7) (1)
  • Ty / 25 Şubat 2025 08:56

    Kardeşim valla adam büyük adam turkiyenin işini bitirdi avrupayı ancak turkiye kurtarır yani ben kurtaririm diyor helal olsun.

    Yanıtla (2) (0)
  • SG / 25 Şubat 2025 08:55

    Taha BEY herşey PARAYA/Menfaata/makama evrildi Yâda havuç, kırk satır,kırk katır.TCMB diyor ki kasamizda Kimim olduğu belli olmayan/Kaynağı belli olmayan DÖVİZ BULUNMAKTADIR DİYOR Yani kayıt dışı diyorda Devlet kimin olduğunu biliyor aynen kayıt dışı siyasetti bildiği GİBİ

    Yanıtla (2) (0)
  • İbrahim / 25 Şubat 2025 08:54

    Zavallı halktan başkası tenkitten korkmuyor.

    Yanıtla (0) (0)
  • Mr / 25 Şubat 2025 08:29

    Kayıtdışı siyaset nasıl oluyor bilmem, ama emekli, asgari ücretlinin aldığı maaşla yaşamasının imkansız olduğuna göre kayıtdışı yaşıyor.

    Yanıtla (3) (0)
  • Muhriç / 25 Şubat 2025 08:27

    Erdoğan'ın başarısı tartışılmazdır. En büyük başarısı;“muhalefeti dönüştürme görevi”ndedir. Sadece S. Soylu, N. Kurtulmuş, H. Cevizoğlu, M. Feyzioğlu, M. A. Çelebi, A. Y. Özbudun gibi isimlerin dünkü ve bugünkü pozisyonları, bu başarının ispatıdır. Hep diyorum; bu toplum, bu çarpıklığı görmediği surece, kurtulamayacağız.

    Yanıtla (10) (1)
  • Ty / 25 Şubat 2025 08:02

    Meseleye tesir eden faktörlerin başinda kutsal kitap Kuran der ki başiniza gelenler sizlerin kendi yaptiklarınız yüzündendir. İlk muhatab da peygamberdir.

    Yanıtla (1) (0)
  • Hamdi Denizci / 25 Şubat 2025 07:49

    RTE'nin dünyasında hiçbir kavramın kalıcı bir değeri yoktur. Rakiplerine saldırmak, destekçilerini gazlamak amacıyla "bugün için" kullandığı kavramlar vardır. RTE tek bir şeye değer verir: Kendi iktidarı.

    Yanıtla (13) (0)
  • Harun Tekinsoy / 25 Şubat 2025 07:43

    Taha Bey bizde ne yazık ki eleştiriye tahammül yok,bu devletin her kademesinde böyle.Bir okul müdürü veya bir cami imamını eleştiremezsiniz.. Yukarıda yer kapmış olanlar zaten layüseldirler.

    Yanıtla (4) (0)
  • Hasan alsancak / 25 Şubat 2025 07:39

    Ya birde 22 sene c.h.p iktidar da kalsa halimiz nice olurdu.

    Yanıtla (1) (17)
  • İnsan / 25 Şubat 2025 07:24

    Biz ne zaman siyasetçinin hizmetkar olduğunu millet olarak siyasetçilerden isteyeceğiz o zaman feraha ulaşırız ne zaman siyasetçi had bildirir o zamanda kara kara düşünmeye devam ederiz

    Yanıtla (4) (0)
  • karar okuru - ... / 25 Şubat 2025 02:05

    kayıtdışı siyaset iktidar partisinin başka partilerden para veya makam karşılığı milletvekili transfer etmesidir. bir milletvekili seçildiği partisinden ayrıldığında bir sonraki seçime kadar bağımsız kalmak zorunda olmalıdır

    Yanıtla (35) (0)
  • okur / 25 Şubat 2025 07:19

    Hayır Millet vekilliğinden istifa etmelidir o vekilliği o siyasi görüşe sahip olanlar vermiştir o paryidrn ayrılmak o siyasi görüşü değiştirdim demektir o zaman o kişilerin oyu sahiplerine geri verilmeli bu ülkenin en büyük sıkıntısı zaten istifa kavramının yerleşmemiş olması

    Yanıtla (10) (0)
  • Karar Okuyan Okur / 25 Şubat 2025 04:24

    Serap Yazıcı artık AKP li oldu ve yeni Anayasayı o yazacakmış. Bakalım nasıl bir Anayasa hazırlayacak.

    Yanıtla (0) (1)
  • H OKUR / 25 Şubat 2025 04:19

    Toksik Demokrasi mi? Toksik demokrasi ;modası geçmiş, uygulama ehliyeti kalmamış dogmaların çala kalem ve kelâm fikir özgürlüğü kapsamında mütâlâ edilmesidir . Saçmalıklara özgürlük diye müsade et ,ondan sonra “ yandım Allah” Çek.

    Yanıtla (0) (1)
  • Alp Demir / 25 Şubat 2025 02:52

    RTE'nin bizzat kendisi kayıt dışı. Şu anda Cumhurbaşkanı olması kayıt dışı. İlk Cumhurbaşkanı oluşu da kayıt dışı. Diploması yok. İşin aslı hukuk nezdinde 23 yılın tamamı kayıt dışı.

    Yanıtla (11) (0)
  • OkuRR / 25 Şubat 2025 00:14

    Bu ülkede suçsuz olmak suç!
    Dün almanyada seçim var idi bir tane gürültü yok medeniyet çok farklı bir şey. Adamlar parayı kendilerine değil halka dağıtıyor.Tasarruf tedbirleri kravatlilar hariç herkese uygulanıyor. Bunların umurunda değil yazık hepsi şov peşinde siyasilerden bir umut beklemeyin Allah'a sığının

    Yanıtla (23) (3)
  • SAMİM / 25 Şubat 2025 02:29

    Akp'den önce yine Akp vardı. Ondan önce, Ondan önce 5-6 dönemdir hep Akp vardı. Yani siyasetçilerin hepsi böyle demen yanlış, Akp hep böyleydi demeniz gerekirdi.

    Yanıtla (16) (0)
  • M tanir / 25 Şubat 2025 00:18

    Saygilar Taha bey , guzel ve net ifade edilmis, bir destek Hz, Muhammed su sekilde der hepimizin ikaz siringasina ihriyacimiz var,,,,,,,,

    Yanıtla (2) (15)
  • Said Akar / 25 Şubat 2025 01:56

    Bu hadisi nereden aldınız çok merak ettim. Şırınganın olmadığı bir dönemde şırıngadan bahsedilmesi mümkün mü?

    Yanıtla (20) (0)
  • İstanbullu bir okur / 25 Şubat 2025 01:51

    Küçük Partilerden birine çok yakınım,ama serbezt eleştiri ve katılım hakkım hem kendimde mahfuzdur.Sn.Erdoğan'a göre ben "kayıt dışı"mıyım.Son on yılı dışında da Akp.yi büyük ölçüde destekledim.On yıldır da çok büyük ölçüde eleştiriyorum,tam kayıt içinden,icraatın içinden.En başta geleni ise Hukuk,AYM.kararlarına uymaması,Anayasaya uymaması,ki anayasa Cb.dahil herkesi bağlar,bağlaması gerekir,yürürlügü devamınca.Cb.sistemi büyük bir karğaşaya sebep oldu,en hızlı biçimde degiçmeli,devlet yıprandı

    Yanıtla (11) (0)
  • İstanbullu bir okur / 25 Şubat 2025 01:35

    Öne sürdüğü soru ve açılım ifadeleriyle,ben yine başat bir yazı diyorum.Sepserbest düşünen bir insan;ama geçmişte bir siyasal blokta da bulunmuş birisi olaraktan bugün hiçbir bloka bağlılık hissetmeyen,ama zaman zaman da,kendini tüm siyasi partilerde gören ve görmeyen bir T.C vatandaşı olamam mı Sn.Erdoğan'a göre!;elbette bunu bilemem.Kimin ne dedigine hiç aldırış etmeden,kendimi kayıt dışı degil,bu ülke siyasetinin,ne kafarsa o kafar merkezinde görüyorum.Ama küçük!partilerden birine çok yakınım

    Yanıtla (2) (0)
  • Erkan Özeray / 25 Şubat 2025 01:17

    Hala Ali Babacan ve ekibinin başarı öyküsünün mirası üzerinde ayakta durmaya çabalıyor.

    Yanıtla (13) (0)
  • Okur / 25 Şubat 2025 01:15

    Siyaset yasalara uymak zorunda
    Siyasetçi herşey demek değildir
    Siyasetçi herşeyse okumayı, yazmayı bırakalım
    Siyasetçiler yönetsinler calışsınlar

    Yanıtla (7) (0)
  • Ülkesini seven vatandaş / 25 Şubat 2025 00:56

    Bu milletin bir türlü anlamadığı bir gerçeklik !!!, Erdoğan la yüseldir,eleştirilemez sorgulanamazdır,,örnekmi istiyorsunuz?Kendi partisinden ayrılanlar için söylemediğini bırakmadı !!! .Ahlaklılarsa vekillikten de istifa etmeliler dedi (Parti değiştirirlerse doğrudur AHLAKSIZLIKTİR).Ama Serap hanım ve diğerleri ak Parti'ye geçince o eleştiri kaldırılıp mersiyeler dizilmesi ne ne denir ?Onada bu necip millet karar verir...

    Yanıtla (29) (1)
  • Ali Rıza / 25 Şubat 2025 00:41

    Geçin bir kalem Taha bey; hep aynı hikaye, “lafla peynir gemisi yürümez”, fikir hürriyetinin olmadığı yerde, huzur olmaz, fikir hürriyeti ,” ruhun suyudur” suyun olmadığı yerde arazi kıraçtır ot bitmez. Bakın; çadırdan geldik, kuru ekmek yedik, suyu ekmeğe katık yaptık, ama gelecek endişemiz yoktu , huzurluyduk , yalan yoktu, ayıp vardı, her şey mubah oldu, yazık oldu bu güzel ülkeye bu güzel insanlara.

    Yanıtla (30) (2)
  • Ergün / 25 Şubat 2025 00:38

    Sayın Taha Akyol un her yazısında ufuk açıcı bir cümleye yer vermesini bir atıf yapmasını seviyorum.Uygun olanlarını ajandama not ediyorum.Bu yazısında da Ali Fuat Basgilden alıntı yapmış. Bende ajandama kaydettim.Bu notlarımın kaybolmasını istemiyor insanlarımıza faydalı olmasını istiyorum.Bu nedenle kitap haline getirmeyi düşünüyorum. Başarabilirmiyim bilmiyorum.

    Yanıtla (4) (1)
  • OKUYucu / 25 Şubat 2025 00:28

    Yargı hukuki değil siyasi kararlarla iktidar muhalifleri olan gazetecileri, siyasileri hatta vatandaşları cezalandırırken,Sinan Ateş cinayetinin azmettiricilerinin yargıdan "kaçırılmasında,"..Kılıçdaroğlu’na Çubuk’ta linç girişimi yapılınca,
    Devlet bey tarafından meclise davet edilen bebek katiline umut hakkı ile af istenirken,Susma sustukça sıra size gelecek denildiğinde neden susuldu?..

    Yanıtla (11) (1)
  • Nurettin yılmaz / 25 Şubat 2025 00:24

    Kongre konuşmasını dinledim; yeni hiç bir şey yok. Problemlerin sorumlusu 1946 daki tek parti dönemi.. Türkiye yılmaz'a kurtardık, Avrupa kurtarıcısı da Türkiye, çözüm: Reis'in aklında Eyyy Avrupa..uyan
    .

    Yanıtla (8) (1)